Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası ve Süreci
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu mallarda ortaklar arasındaki mülkiyet ilişkisini sonlandıran hukuki bir yoldur. Miras kalan taşınmazlar başta olmak üzere sürecin işleyişi hakkında genel bilgiler bu rehberde yer almaktadır.
Ortaklığın Giderilmesi Davası Nedir?
Ortaklığın giderilmesi, eski adıyla izale-i şuyu; birden fazla kişinin paylı ya da elbirliği mülkiyeti ile malik olduğu bir taşınır veya taşınmaz mal üzerindeki ortaklığın sona erdirilmesini sağlayan dava türüdür. Mülkiyet ortakları malın paylaşımı konusunda kendi aralarında uzlaşamadığında, her bir paydaş yargı yoluna başvurarak bu ortaklığın giderilmesini talep edebilir.
Uygulamada bu davaya en sık miras yoluyla intikal eden gayrimenkullerde rastlanmaktadır. Mirasçılar arasında miras kalan taşınmazın satışı veya paylaşımı konusunda fikir birliği sağlanamadığında, ortaklığın giderilmesi davası bir çözüm yolu olarak gündeme gelmektedir.
Davayı Kimler Açabilir ve Kimlere Karşı Açılır?
Ortaklığın giderilmesi davasında tarafların durumu genel dava kurallarından bazı farklılıklar gösterir:
- Paydaşlardan ya da mirasçılardan herhangi biri tek başına bu davayı açabilir.
- Davayı açan paydaş haricindeki diğer tüm paydaşların veya mirasçıların davalı olarak gösterilmesi zorunludur.
- Tüm paydaşlar davaya dahil edilmeden yargılamanın esasına girilemez ve karar verilemez.
- Bu dava türü çift taraflı bir dava niteliğinde olup, davalı taraf da davacı gibi ortaklığın giderilmesini isteyebilir ve mahkemenin nihai kararından tüm taraflar aynı şekilde etkilenir.
Dava Öncesinde Arabuluculuk Zorunluluğu
Mevzuatta yapılan düzenlemeler kapsamında ortaklığın giderilmesi davaları açılmadan önce dava şartı olarak arabuluculuk sürecine başvurulması gerekmektedir. Mahkemeye başvurmadan önce tarafların arabulucu nezdinde bir araya gelerek anlaşma zemini araması zorunludur.
Arabuluculuk müzakereleri sonucunda paydaşlar malın paylaşımı veya satışı konusunda mutabakata varamazlarsa, bu durum son tutanakla kayıt altına alınır ve dava ancak bu aşamadan sonra Sulh Hukuk Mahkemesinde açılabilir.
Ortaklık Hangi Yollarla Giderilir?
Mahkeme huzurunda ortaklığın sona erdirilmesi genel olarak iki yöntemle gerçekleştirilir:
Aynen Taksim Yoluyla Paylaşma
Dava konusu malın fiziksel ve hukuki olarak bölünmeye elverişli olması halinde mal aynen parçalara ayrılarak ortaklara paylaştırılabilir. Taşınmazın yüzölçümü, imar mevzuatı, niteliği veya paydaş sayısı bölünmeye izin vermiyorsa aynen taksim mümkün olmaz.
Satış Suretiyle Paylaşma
Malın aynen taksimi hukuken ya da fiilen mümkün değilse veya paydaşların tamamı satış talep ediyorsa, ortaklığın satış memurluğu aracılığıyla ve açık artırma yoluyla satılarak giderilmesine karar verilir. Satıştan elde edilen net bedel, payları oranında paydaşlar arasında paylaştırılır.
Miras Kalan Taşınmazın Satışı Rehberi ile İlişkisi
Miras kalan bir gayrimenkulün rızaen devredilmesi ve satışı, tüm mirasçıların tapuda birlikte işlem yapmasını veya bir vekile yetki vermesini gerektirir. Mirasla kalan taşınmazın satışı rehberinde detaylandırıldığı üzere, taraflar satış bedeli veya yöntemi üzerinde uzlaşamadığında rızaen satış imkanı ortadan kalkar.
Bu tıkanıklık durumunda ortaklığın giderilmesi davası devreye girer. Dolayısıyla izale-i şuyu, mirasçılar arasında anlaşma sağlanamadığında başvurulan nihai hukuki yöntemdir.
Yargılama ve Satış Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Dava süresince taşınmazın güncel piyasa değerinin tespiti için bilirkişi incelemesi ve keşif yapılır. Tarafların bilirkişi raporuna itiraz etme hakkı bulunur. Mahkemenin satış kararı kesinleştikten sonra satış dosyası satış memurluğuna gönderilir.
Satış işlemi elektronik ortamda açık artırma usulüyle yapılır. Bütün paydaşların oybirliği ile karar vermesi durumunda artırmanın yalnızca hissedarlar arasında yapılması talep edilebilir; aksi takdirde satış herkese açık olarak gerçekleştirilir.
Dava masrafları ve vekalet ücretleri kural olarak davanın başında davacı tarafından karşılansa da, yargılama sonunda tüm paydaşlara payları oranında yükletilir. Hak kaybı yaşanmaması ve sürecin usul kurallarına uygun yürütülmesi adına somut duruma dair bir avukata danışılması önerilir.
